“Makamları ve mekânları şereflendirenler orada bulunanlardır”
Darende, manevî değerleriyle gönül tahtımıza kurulmuş bir şehirdir.
Malatya’nın gönül pervazlarına konmuş beyaz kanatlı bir güvercindir Darende. Barışın ve dostluğun remzidir. Hüzün ve gurur kol koladır bu coğrafyada. Kargaşanın hüküm sürdüğü bu bahtsız çağda sükûnet beldesidir bu emsalsiz diyar. Mâzi, hâl ve istikbal burada iç içe geçmiştir. Tohma Çayı’nın kıyıcığındaki bu şehir, tarifi imkânsız güzellikleri sinesinde saklamaktadır. Şehrengizler bu güzelliği ifade etmekten aciz kalır. Kelimeler kifayet etmez.
Darende, manevî değerleriyle gönül tahtımıza kurulmuş bir şehirdir. Peygamberimizin 24. kuşaktan torunu olan Somuncu Baba ile Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi, Darende’nin maneviyat çeşmelerinin nurlu oluklarıdır. Bu oluklardan içenler, bir daha susamazlar. Bu ulvi şahsiyetler nice gönülleri fethetmişlerdir. Bu örnek şahsiyetler nice yolunu şaşırmışlara kılavuz olmuşlardır. Onlar, uçurumların eşiğinde debelenenlere uzanan kutlu birer merhamet elidir. Geçen zaman, onların kıymetini daha da artırmış, onları her dem gençleştirmiştir.
Tohma Çayı’nın bütün güzelliklerini cömertçe sergilediği Darende’de dünle bugünü aynı anda yaşarsınız. Bu çay’ın Zaviye’deki görkemli kanyonlarını görenler, hayretlerini gizleyemezler. Bu göz alıcı manzaraları nazar eylerken rüyayla gerçek, uykuyla uyanıklık arasında gidip gelirsiniz. Bir film platosunda sanırsınız kendinizi. Gerçeği masaldan ayırmakta güçlük çekersiniz. Huzurun doruklarında gezinirsiniz. Bu heybetli kanyon, seyredenleri hayretlere düşürür. İçinde bulunduğunuz ortam, lahutî bir atmosferdir. Yaratıcı kudretin azameti bütün görkemiyle kendini gösterir. Burası tefekkür için iyi bir tablodur.
Darende deyince akla ilk gelen yerlerin başında Zaviye Mahallesi gelir.
Tarihî İpek Yolu üzerinde bulunan Darende’yi farklı, özel ve güzel kılan mekânların başında Zaviye Mahallesi gelmektedir. Zaviye deyip de geçmemek lâzım. Darende’nin mütebessim yüzüdür Zaviye Mahallesi. Suların tebessümüne şahit olursunuz burada. Somuncu Baba Külliyesi maneviyatın harmanlandığı iç dünyanıza götürür sizi. Kayısı ağaçlarının güzelliği karşısında tefekkürün derinliklerine dalarsınız. Es-Seyyid Osman Hulûsi Vakfı, Zaviye Mahallesine el atmıştır. Ruhlar kıyama durur suların musikiyi andıran sesinde.
Malatya’nın huzur ve sükûn iklimi olan Darende, siyah beyaz resimlerden fırlamış bir peri gibidir. Zamanın zamansızlıkta donmuş hâlidir. Darende deyince akla ilk gelen yerlerin başında Zaviye Mahallesi gelir. Darende bir bedense, Zaviye onun ruhudur. Ruhsuz beden nasıl ölüyse, Zaviye’siz Darende de öyledir. Ruhsuz beden nasıl eksikse Zaviye’siz Darende de öyle eksiktir. Divan Edebiyatının son dönemdeki mühim şairlerinden biri olan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi, Divan’ında Zaviye Mahallesi’ne övgüler düzdüğü şiirinde şöyle der:
“Somuncu Baba ocağıdır Zâviyem
Yüce veliler yatağıdır Zâviyem”
Maneviyat göğünün parlak yıldızlarından biri olan Şeyh Hamîd-i Velî; nam-ı diğer Somuncu Baba Hazretleri¸ ışığını bu güzel coğrafyadan hiçbir zaman esirgememiştir. Varlığını ve manevi ağırlığını hep hissettirmiştir. Ruhlara çöken karanlıkları iman ışığıyla aydınlatmıştır. Bu büyük hak ve hakikat dostunun türbesi ve halvethanesi bu topraklara manevî değer katmaktadır. Hulûsi Efendi şiirinde bu gerçeği şöyle dile getirmektedir:
“Gönüllere hep ferahlık bahşeder
Feyz ü rahmet bucağıdır Zâviyem”
Darende, maneviyat erlerinin harmanlandığı mümbit bir topraktır.
Malatya’nın medar-ı iftiharı olan Darende, maneviyat erlerinin harmanlandığı mümbit bir topraktır. Nice Hakk ve hakikat dostunun nefesi sinmiştir bu ak topraklara. Onların manevi varlığı şehri abat etmiştir. Bunlardan biri de Taceddin-i Velî Hazretleridir. Bu mübarek zat, hicrî 650/milâdî 1252’de Darende’de vefat etmiştir. Türbesi Şeyh Ali Efendi ile birlikte kendilerine ait olan Zengibar Kalesi dibinde ahfadlarından Osman Hulûsi Efendi’nin bahçesindedir. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi “Zaviyem” şiirinde ondan şöyle bahsediyor:
“Tâceddin-i Veli Hazretlerinin
Kurulmuş bir otağıdır Zâviyem”
Maneviyat güllerinin rayihası hissedilir Zaviye’den. Bir ömür sevilmeye değerdir burası. Burada manevi sıkıntılara derman olur sohbetlerin hası. Zaman alabildiğine genişler. Herkesi Yunusça ve Mevlânaca kucaklar muhabbetle sarılan eller. Gamlı gelen gamsız gider buradan. Yürekler şâduman olur. Allah’ın ismi gönüllere işlenir yürek tezgâhlarında. Hulûsi Efendi’nin deyimiyle gamlar neşeye tebdil olur. Zevk ve sürûr ruhları kanatlandırır:
“Gamlı gelen neş'elenip şâd gider
Zevk ü sürûr kaynağıdır Zâviyem”
Malatya deyince Darende canlanır gönül gözümüzde. Darende, Malatya’nın uzağına düşse de yanı başınızda hissedersiniz şefkat elini. Dağlara yöneldikçe içiniz açılır, ruhunuz inşiraha kavuşur. Öte yandan Darende deyince akla ilk gelen mekânlardandır Zaviye Mahallesi. Buraya vardığınızda mistik bir hava sarar ruhunuzu. İçinizin genişlediğini hissedersiniz. Toprak, vücudunuzdaki stres ve sıkıntıları alır. Tüyden hafif olursunuz. Yüreğiniz pamuk gibi aklaşır. Bu gerçeği Osman Hulûsi Efendi şöyle dile getiriyor:
“Ol güzeli ancak bilenler bilir
Darende'nin yüz ağıdır Zâviyem”
Kadim bir ilim¸ kültür ve medeniyet şehridir Darende
Kadim bir ilim¸ kültür ve medeniyet şehridir Darende. Sanki o da Bursa gibi sudan ibarettir. Âlimler ve velilerin mezarları bu şehrin manevî tapuları hükmündedir. Bu şirin diyarın Zaviye Mahallesi nice güzellikleri barındırır içinde. Burası bâtınî ilimlerle muasır medeniyet seviyesini kuşatmıştır. İlmel yakin, aynel yakin ve hakkel yakin iç içe geçmiştir. Son Divan şairlerimizden Hulûsi Efendi’nin deyimiyle ilim ve hikmet membaıdır burası:
“Perde-i gaybı bilenler söylemiş
İlim hikmet menbaıdır Zâviyem”
Toprağı kıymetlendirenler sadece üstündekiler değildir. Toprak, altında yatanlarla da değer kazanır. Bu topraklarda, manevi hükmünü sürdürmüş gönül erlerinin kabirleri de toprağa değer katar. Asırlar geçse de bu değerlerde bir azalma görülmez. Es-Seyyid Osman Hulûsî Efendi ile Şeyh Hamîd-i Velî bu diyarın kutlu sakinleridir. Onlar dünden bugüne bu topraklara manevi değer katanlardır; katmaya da devam edeceklerdir. Bu güzel insanlar, yaşadıkları yerleri Hulûsi Efendi’nin isabetli deyimiyle güzeller oymağına dönüştürecektir:
“Bunda huzur bunda sürur bunda nûr
Hep güzeller oymağıdır Zâviyem”
Sözün özüdür, gönül gözüdür şirin Darende
Tohma Çayı’nın koynunda ebedî güzellik uykusunu uyuyan Zaviye Mahallesi, Darende’nin manevî çeşmesi hükmündedir. Buradaki külliyede yarınlarımızın gönül kumaşı, maneviyat tezgâhında mahir ellerde dokunmaktadır. Bu külliyeden saçılan tomurcuk gül kokuları, rahmanî bir atmosfere karışarak ilâhî aşka sefer eyleyen gönülleri okşamaktadır. Burası huzur ve sürûrun dergâhıdır. Burada uhuvvet, fertleri birbirine bağlayan en güçlü bağdır. Bu kutlu coğrafyada iman kardeşliği, biyolojik kardeşliğin çok daha ilerisindedir.
“Makamları ve mekânları şereflendirenler orada bulunanlardır” anlamında “Şerefü’l mekân bil-mekîn” demiş eskilerimiz. Darende, dün olduğu gibi bugün de bir ilim, irfan ve medeniyet merkezidir. Somuncu Baba ve Osman Hulûsi Efendi, Darende’nin maneviyat bahçesinin iri gülleridir. Bu güzel insanlar, bu kutlu mekânı şereflendirmişlerdir.
Tabiat olanca cömertliğiyle kendini ele verir Darende’de. Neyi varsa paylaşır ziyaretçileriyle. Kadim zamanın ayak seslerini duyarsınız Darende’nin dar sokaklarında. Zaviye, Darende’nin maneviyat üssüdür adeta. Zaviye Mahallesi paylaştıkça çoğalandır. Verdikçe artandır. Birlerin bereketlendiği diyardır. Gönülleri tamir ve mamur edendir. Vefa çiçekleri açar Zaviye’nin gönül bahçelerinde. Günün yirmi dört saatinde de huzur solunur.
Sözün özüdür, gönül gözüdür şirin Darende ve onun bağrında soluklanan Zaviye. Miş’li geçmiş zamanlardan şimdiki zamanlara yansıyan yekpare bir rüyadır bu kutlu şehir. Geleceğe umutla bakmaktadır bu güzel diyar… Burada her gün muhkem kardeşlik köprüleri kurulmaktadır. İman ve ahlâk kilimi dokunmaktadır gönül tezgâhlarında. Gönül tahtındaki fermanlar ve hükümler onundur. Darende, hülyalarımızın bahçesinde açan nazenin bir güldür.