Kendimizi, hanemizi ve vaktimizi hazır hale getirebildiğimizde yılda bir kez kapımızı çalan Ramazan ayının bereketinden fazlasıyla müstefit oluyoruz. “Ramazan ayına nasıl hazırlanalım?” sorusuna bir önceki yazımda cevap vermeye çalışmış ve uygulanabilir önerilerde bulunmuştum.
Bu yazıda da bir taşla birçok iş yapmamıza vesile olacak (Kuşlar vurulmasın diye deyimi değiştirmeyi göze aldım) daha somut bir öneri sunmak istiyorum kıymetli okurlarıma. Ailemizle birlikte “Hadislerle İslam” kitabını okuyalım. Hatta bu eseri ders kitabı haline getirelim. Yedi ciltlik bu eser Diyanet'in yüz akı olmaya aday çalışmalardan biridir. Yetmişten fazla ilim adamının katkılarıyla yedi yılda tamamlanan bu eser özgün olma iddiasını taşıyor ve bu tanımlamayı hak ediyor.
Diyanet İşleri eski başkanlarından Ali Bardakoğlu zamanında başlayan proje, ülkemizde hadis metodolojisi alanında en önemli eserlerden birinin de müellifi olan Mehmet Görmez zamanında tamamlanmış.
Kitabın birinci cildini okuduğumda zihnimde ilk oluşan düşünce şu oldu: Bu projede yer alan akademisyenler ve uzmanlar daha baştan ne yapmaya çalıştıklarını biliyorlarmış. Kitap ciddi bir planlamanın ürünü olduğunu açıkça belli ediyor. Bir hedef kitlesi belirlenmiş ve bu hedef kitlesi çok geniş tutulmuş. Ortaokul öğrencilerinden akademik camiaya varıncaya kadar okumaya meraklı her kesime hitap etme başarısını yakalamış. Ortaokul çağından küçük olanlar ise anne-baba veya hoca nezaretinde bu kitaptan faydalanabilirler.
Geniş kitlelere hitap eden ve geniş bir akademik kadro tarafından hazırlanan eserlerde ortak bir dil ve üslup yakalamak çok zordur. Fakat Hadislerle İslam kitabında bu zorluk aşılmış. Bu başarının büyük bölümünü mutfak çalışmasını yapanlara kaydetmek gerekiyor belki de. Kütübü Sitte dâhil olmak üzere on dokuz meşhur hadis kaynağı taranmış, 210.000 hadis gözden geçirilmiş. Özel bir veri tabanına hadisler aktarıldıktan sonra konu başlıkları belirlenmiş. Belirlenen konu başlıklarının sıralamasına baktığımızda bile eserin özgün olduğunu fark edebiliyoruz.
Kitabın girişinde Peygamber Efendimizin (s.a.v) sünnetine ve tavsiyesine riayet edilerek; istiâze, besmele, hamdele ve salvele konuları ile başlanmış. Diğer başlıkların sıralaması; Allah, yaratılış, melekler, cinler, şeytan, insan, ruh, nefis, zaman, dünya, ubudiyet. İkinci bölüm; bilgi, vahiy, tefsir, sünnet, fıkıh, bilgi ahlakı, feraset, rüya…
Bilgi ahlakı diye bir başlığını açılmış olması bile beni cezbetti okumak için. Ana başlıkların belirlenmesi bile önemli bir aklın ve planlamanın ürünü. Allah, âlem, insan, bilgi, iman, ibadet, ahlak, sosyal hayat, tarih ve medeniyet.
Sosyal hayata iki cilt, tarih ve medeniyet konusuna iki cilt ayrılmış olması da ayrıca çok etkileyici. Eserin üslubunda ağırlıklı olarak tahkiye yönteminin izlenmesi, yalın bir dilin kullanılması okumayı ve anlamayı kolaylaştırmış. Fakat kitabın genelinde dil ve üslup açısından gözetilen seviyenin altına düşülmemiş. Sayısı az da olsa bazı bölümlerde metin yazarları belirlenen ortak üsluba uyum sağlayabilmek için zorlama ifadelere ve gereksiz teşbihlere başvurmuşlar. Hangi metnin hangi yazar tarafından yazıldığı belirtilmemiş. Daha önce de ifade ettiğim gibi küçük istisnalar dışında eser tek bir yazarın kaleminden çıkmış gibi ortak bir dil yakalanmış.
Her konu için serlevha diyebileceğimiz beş hadis seçilmiş. Yazılan metinlerde bu hadisler merkeze alınmış. Fakat konu işlenirken konu ile bağlantılı birçok hadis-i şerife de yer verilmiş.
Kitabı okurken en çok etkilendiğim şeylerden biri; söz konusu hadislerin Kur'an ayetleri ile bağlantıları kurulmuş. Böylece hadislerini okuduğumuz Rasulullah'ın (s.a.v) gerçekten de Kur'an'ın canlısı, yani yaşayan Kur'an olduğunu bir kez daha görmüş oluyoruz.
Konuların sonuna doğru geldiğimizde gerekli ve uygun görülen yerlerde insanların günlük hayatına ışık tutan, güncel meseleleri yorumlayan, düşünmeye ve muhakeme etmeye davet eden cümlelere yer verilmiş.
Yazının ilk bölümünde bir taşla birçok iş yapmaktan bahsetmiştim. Hadislerle İslam kitabını ailemizle birlikte okuduğumuzda sadece hadis okumuş olmuyoruz. Aynı zamanda Kur'an ayetleri, siyer, ahlak, sahabe hayatı, medeniyet tarihi, insana ve sosyal hayata dair pek çok şey okumuş oluyoruz.
Rahmetli ve bereketli Ramazan günlerinde ailecek cemaatle kılınan bir namazdan sonra 5-6 sayfadan ibaret olan okuyacağımız her bölüm, aile bireylerinin yorum ve soruları ile birlikte yıllardır hayalini kurduğumuz, özlemini çektiğimiz, tam bir sohbet ve muhabbet ortamına dönüşecektir.
Böyle bir okumanın diğer pek çok faydasını burada saymayayım. Okuyun ve görün.