Barış Manço’nun 1990’lı yıllarda iz bırakan çocuk programını bilmeyenimiz yoktur: Adam olacak çocuk. Adam olmak üzerine yazılan, anlatılan birçok hikâye de vardır zihnimizde eminim. Güç, iktidar, itibar, ekonomik refah elde edip adam olamayanlara hoş bakılmaz bu topraklarda. Toprağın altı da üstü de kabul etmez bu tinetteki kişileri. Elindeki imkanları kaybettiklerinde sıfırlanıverir değerleri. Zira değerlerini kendilerine sonradan iliştirdikleri şeylerden alırlar.
Hani meşhur bir örnektir, bir ile sıfır arasındaki ilişki. Birin yanına gelen her sıfır bire değer katar ve değerini on kat arttırır. On, yüz olur; yüz, bin olur; bin, on bin… Bu böyle uzayıp gider. Sahip olduğumuz imkanlar birin yanına eklenen sıfırlara tekabül eder. Ne kadar sıfırımız varsa o kadar değerimiz artar. Ancak gelip baştan biri silersek geriye kocaman bir sıfır yığını kalır. Buradaki bir, adam olmayı ifade eder. Bir başka ifadeyle âdem olmak, bir olmak anlamına gelir. Bir olmak, aynı zaman hem diğer insanlarla bir olduğumuzu, aynı mayadan yoğrulduğumuz hem de bir olan Allah’ın kulu olduğumuzu da imler.
“Adam olmak”, “âdem olmak”tan bozma bir ifade. Âdem, varlık sahnesine insan olarak çıkan varlığın genel adı. Bu sebeple cinsiyetçi bir ifade olarak anlaşılamaz. Merhum Barış Manço da bunu böyle anlamış; kız erkek bütün çocukları adam olacak çocuk diye nitelemiştir. Âdem olmak; insan olmak, insan gibi yaşamak, insan gibi davranmak demek esasında. Âdem olmak; insan olmanın haysiyet ve sorumluluğumu üstenmek, ona halel getirecek eylem ve söylemlerden uzak durmak demek.
İnsan olduğuna dair idrak hali önemli olmakla birlikte bazen eksik kalabiliyor. İnsani yönünü fark eden kimileri kendine gereğinden fazla değer atfetmiş, sınırları zorlamış olabiliyor. O sebeple âdem olmak, insan olmanın ötesinde kul olduğunu idrak edebilmeyi gerektiryor. Âdem olmak, bir Yaratıcı olduğunu unutmamak, onun çizdiği sınırlar içinde hayata yön verebilmek demek.
Adam olacak çocuk ifadesi adam olmanın olgunlaşma ve hayat tecrübesine bağlı olarak gerçekleştiğini, yaşanmışlıkların bu noktada önemli olduğunu gösteriyor bir yönüyle. Yaş aldıkça daha çok âdem olmak düşüyor bize. Yaşın insanı olgunlaştırması bekleniyor. Kendimizdeki eksikleri tamamlayıp, yanlışları düzeltip adam olmaya çalışıyoruz. Âdem olmak, tamamlanmak anlamına geliyor. İnsan-ı kâmil, âdemliğin zirvesini temsil ediyor.
Âdem almanın, adem (yokluk) olmakla ilişkisini de unutmamak gerekir. Bu açıdan bakılınca âdem olmak ölümlü olduğunu fark etmek ve kabul etmek gibi bir anlama da geliyor. Tabi sadece kabul etmek yetmiyor, ona hazırlıklı olmak da gerekiyor. Âdem, ademden hissedar olduğunu unutmayan kişiyi ifade ediyor.
Çocuklarımızı yetiştirirken onları için hayaller kuruyoruz. İyi bir işi, iyi bir eşi, evi, arabası, geniş imkanları olsun istiyoruz. Bunlar olağan istekler tabi ki. Ama bunların kıymet ifade etmesi çocuklarımızın öncelikle âdem olmasına bağlı ise hayallerimizin de öncelikle bunun üzerine olması gerekiyor. Zira bu dünyayı ancak âdem olacak çocuklar düzeltebilir.