İstanbul, 8500 yıllık tarihinde üç büyük imparatorluğa ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. 2700 yıl boyunca dünyada alınan kararları etkileyen bir siyasi merkez olmuştur. İstanbul sadece iki kıtanın değil, ‘iki dünyanın birleştiği’ bir kenttir. Doğu ile Batı’yı bir araya getiren, kültürleri buluşturan 2 bin yıllık küresel ağlar İstanbul’da buluşur. Doğudan gelen 9 bin kilometrelik İpek Yolu ve Batıdan gelen 85 bin kilometrelik Roma Yolu İstanbul’da birleşir. Bunlarla birlikte arzın merkezini simgeleyen ‘milyon taşı’ da İstanbul’dadır.
Greenwich, Londra'nın güneydoğusunda yer alan bir semttir. Günümüzde, boylamların derecelendirilmesinde “0” olarak kabul edilir. Londra'daki bu "hayali boylam" sadece dünyada yönün bulunmasına yardımcı olmuyor, aynı zamanda iki boylam arasındaki 4 dakikalık zaman farkı dünyadaki "uluslararası zaman dilimini" belirliyor.
Ancak 1884 yılına kadar İstanbul'da Yerebatan Sarnıcı'nın önündeki milyon taşı ve Ayasofya kubbesinin üzerindeki hilalin içinden geçtiği varsayılan meridyen ‘sıfır' numaralı meridyen idi. Haritalar buna göre yapılır, saatler buna göre ayarlanır, yön buna göre tayin edilirdi. Doğu Roma, Batı Roma gibi... Bizans İmparatorluğu'nda, İstanbul’a ulaşan tüm Roma yollarının başlangıç noktası ve dünya üzerindeki diğer şehirlerin bu şehre olan uzaklığının hesaplanmasında kullanılan sıfır noktasıydı.
‘İstanbul, dünya tek ülke olsaydı başkent olurdu’
Milyon taşı, maalesef herkesin önünden geçtiği fakat göremediği bir alandadır. Adeta saklanmış bir yerde kalmaktadır. Ayasofya Camii karşısında Sultanahmet Meydanı'nın kuzeybatı köşesinde Yerebatan Sarnıcı'nın girişinin yakınında, tramvay yolunun yanında bulunur. Günümüzde belediyenin son çalışmalarıyla önü biraz daha açılmış ve görünür hale gelmiştir. Ancak bilmeyenler ve özellikle aramayanlar için muhtemeldir ki bulunması zor bir konumdadır.
Napolyon, ‘İstanbul, dünya tek ülke olsaydı başkent olurdu’ demişti. Ünlü Fransız filozof ve sosyolog August Comte, 150 yıl önce İstanbul'un gelecekte de "dünyanın yeni başkenti" olabileceğini söylemişti. Fransız sosyologa göre İstanbul, ‘Doğuyla Batıyı barış içinde kaynaştırabilecek bir şehir’dir.
İstanbul, yalnızca milyon taşını değil, insanlığın büyük ve paha biçilemez mirasını binlerce yıl boyunca muhafaza eden ender şehirlerden biri. 1400 yıllık Ayasofya, 1300 yıllık Arap Camii, 1600 yıllık şehir meydanı Beyazıt, 1700 yaşındaki Dikilitaş ve Çemberlitaş hâlâ ayaktadır. Orijinal uzunluğu 971 metre olan 1600 yıllık Bozdoğan-Valens Su Kemeri bugün 921 metresi ile yerindedir. Efsanevi şehir surları, tarihi kentin çevresini süslemektedir. İstanbul, baktıkça parlayan bir yıldız, kazdıkça ortaya çıkan hazine olarak varlığını sürdürmektedir.
Ayhan Çiftçi yazdı