Yayınevlerinin ağustos ayında okuyucuları ile buluşturduğu kitaplardan bir şeçkiyi kitap kurtlarının istifadesine sunuyoruz.

Uzakların Şarkısı
Kaan Murat Yanık
KETEBE YAYINEVİ

Masumiyetin bir rengi var mıdır?
Ya ruhların?
Peki papağanlar bize ne fısıldar?

Uzakların Şarkısı, karlı bir kış sabahı, Kars’a giden Doğu Ekspresi treni ile başlayıp 18. yüzyıl İstanbul’una uzanan ve turuncu bir yağmurla ışıldayan bir Kaan Murat Yanık romanı.

Başına gelen felaketleri unutmak ve hayalini kurduğu kitabı yazmak umuduyla Kars’a göçen Bünyamin, bu şehrin ücra bir köşesinde Besti Nine ile tanışacak ve bir müddet sonra bu kadının canı pahasına sakladığı yüzlerce yıllık sırrın peşine düşecektir.
Bu yakıcı sırrın kanatları, Bünyamin’i evvela Hindistan’daki düş sarayına, oradan İstanbul’un efsanevi günlerine; Galata Kulesi’nin altındaki dehlizlere, güzellerin salındığı bahçelere, ruhların alınıp satıldığı evlere, bilinçaltı sularına, isyan planlarına, saray entrikalarına ve aşkın manasının yeniden keşfedildiği sonsuz anlara savuracaktır.
Gülbadem, Zencefil, Fülfül, İpek Böceği, Ruhsar, Sunullah Efendi, Fıstıkçı Şahap, Feylesof ve daha niceleri…

Uzakların Şarkısı, büyülü gerçeklik rüzgârının her şeyi uçuşturduğu, zihnin sınırlarını zorlayan modern bir Tutiname. Yayımlandığı günden beri büyük beğeni toplayan eser, farklı âlemleri birbirine düğümleyerek okuru çok uzaklara, efsunlu zamanlara sürüklemeyi vaat ediyor.

“İyi bir kitap okumak, hayat kurtarabilir.”

Duyarlı
Jenn Granneman & Andre Sólo
TİMAŞ

Herkesin duyarlı bir tarafı vardır, ancak dünyada yaklaşık her 3 kişiden 1'i hem fiziksel hem de duygusal anlamda başkalarından daha duyarlı olma eğilimine sahiptir. Duyarlı kişiler detaylarla ilgilenir ve gözden kaçırılan bağlantılar kurarlar. Zeki, cömert ve yaratıcıdırlar.

Bu insanların iç dünyalarına bir bakış olan Duyarlı: Gürültülü, Hızlı ve Sürekli Üstümüze Gelen Dünyada Aşırı Hassas Olmanın Saklı Gücü, yeterince değer verilmeyen bu özelliğin potansiyelini nasıl ortaya çıkaracağımızı ve hayatın her alanına, arkadaşlıklara, iş hayatına, liderliğe, ebeveynliğe nasıl entegre edeceğimizi anlatıyor. Uygulanabilir alıştırmaları, anekdotları ve güncel bilimsel araştırmaları bir araya getirerek okura hayatta kendilerini ileriye taşımak için duyarlı yapılarına güvenmenin "itici güç" etkisini nasıl ortaya çıkaracağını gösteriyor.

Bu kitap, gürültülü, hızlı ve üstümüze gelen dünyada duyarlı bireyin kendi gelişimi için ihtiyaç duyduğu araçları ve iç görüyü sunuyor.

Kitap İçin Ne Dediler?
“Bu önemli kitap duyarlılık hakkındaki düşüncelerimizi şekillendirmeye yardımcı oluyor.” –Susan Cain (Sessiz: Konuşmadan Duramayan Bir Dünyada İçe Dönüklerin Gücü), New York Times Çoksatan Yazarı

“Bilimsel gerçekler, tavsiyeler ve ufuk açıcı bilgilerden oluşan bu kitap, gittikçe daha gürültülü hale gelen bir dünyada hassas bireyin gücünü ortaya koyuyor.” –Cal Newport (Dijital Minimalizm) New York Times Çoksatan Yazarı

“Ganneman ve Sólo'nun bilimsel verilerle desteklenmiş, ilgi çekici bu kitabı, hayatı derin duygularla, vicdanla ve empatiyle deneyimleyen herkes mutlaka okumalı.” –Ellen Hendriksen, PhD, How to Be Youself'in yazarı

“Hassasiyet konusundaki bilgi zenginliğiyle okuru düşündüren bir bakış” –Judith Orloff, The Empath's Survival Guide’ın yazarı

“İnsan gelişimini takip eden, gelecekte başarılı olur. Gözden kaçan ve hafife alınanların bahçesinde akıllı liderler inanılmaz yetenekler keşfedecekler: İçe dönükler, geç olgunlaşanlar ve şimdi çok hassas olanlar. Granneman ve Sólo'nun kitabı ufkumzu genişletiyor. Bu, insanlık için önemlidir.” –Rich Karlgaard, Late Bloomers'ın yazarı

Kalbin Anlamı
Hakim Et-Tirmizi
TİMAŞ

Attâr'ın arkadaşları tahsil amacıyla seyahate çıktıkları zaman başka kimsesi bulunmayan annesini yalnız bırakıp onlara katılamadığı için çok üzüldüğünü ve Hızır’la karşılaşıp ondan tahsil gördüğünü anlatan Hakîm Tirmizî, tasavvufla ilgilenen herkesin muhakkak aşinası olduğu bir isimdir. Muhyiddin İbn Arabî'nin görüşlerini etkilemiş bu ünlü sufinin kalp makamlarına dair yazdığı eserini Prof. Dr. Ekrem Demirli çevirisiyle yayınlıyoruz. Kalb, Cenab-ı Hakk'ın tecelli ettiği hem muhtevası hem de derinliği itibarıyla insanın en mühim manevi uzvudur. Kalbin de dereceleri, makamları, bölümleri vardır. Hakîm Tirmizî kalbin dört makamından bahseder: Kalb, sadr, lüb ve fuad. Bunlar olgunluk ve bünyelerinde barındırdıkları anlamlara göre sınıf sınıftır. Kalbin Anlamı adlı bu tasavvuf klasiğinde kalbin dört makamı arasındaki farklar, Kur'an'dan ayetlerle açıklanmakta. Kalbin Cenab-ı Hakk'ın rızası dairesinde korunması ve şeytanın oyunlarına, hilelerine karşı yapılması lazım gelen şeyler bir gönül erinin tecrübeleri eşliğinde anlatılmakta. Asırlar önce yazılan bu mübarek eser kıymetini hâlâ korumakta ve ahiret yolculuğuna çıkmış olan müminlere manevi erzak taşımakta.

Numenor’un Düşüşü
J. R. R. Tolkien
İTHAKİ YAYINLARI

J. R. R. Tolkien, Orta Dünya’nın İkinci Çağı için “karanlık bir çağdır” demiştir. Silmarillion başta olmak üzere Bitmemiş Öyküler ve Christopher Tolkien’in on iki ciltlik Orta Dünya Tarihi’nde detaylandırılan bu dönemin kırılma noktası sayılan “Númenor’un Düşüşü” ise ilk kez tek bir ciltte toplanıyor ve okurlara Númenor özelinde yeni bir tarihçe sunuyor.

Morgoth’un yenilgiye uğratılmasında Valar’a ve elflere yardım etmelerinin ödülü olarak Orta Dünya insanlarına bahşedilen Númenor, zamanla uygarlığın beşiği ve zenginliğin merkezi hâline gelmişti. Halkı bilgelikleri ve yiğitlikleriyle ünlüydü. Ama Manwë’nin bir şartı vardı, Númenórlular Valar’la Eldar’ın ölümsüzlüğüne imrenerek Kutlu Diyarları aramaya çıkamazlardı. Ne var ki Númenórluların güçleri arttıkça ölüm korkusu onları sarmaladı, açgözlülükleri ve kibirleri Sauron’un fısıltıları eşliğinde yüreklerini kararttı ve böylece Númenor’un düşüşünün tohumları da atılmış oldu.

Üç bin küsur senelik bu çalkantılı tarih Güç Yüzükleri’nin dövülmesinden Barad-dûr’un inşasına ve Sauron’un yükselişine kadar tüm Orta Dünya’yı etkileyecek olaylara sahne olacaktı.

Númenor’un Düşüşü Orta Dünya’nın tarihini Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde yer alan “Yılların Öyküsü” bölümünün zaman çizelgesine bağlı kalıp Tolkien’in yayımlanmış tüm metinlerinden faydalanarak Alan Lee’nin artık klasikleşen tarzıyla çizdiği illüstrasyonlarıyla birlikte anlatıyor.

Yedi Diyar Geçidi
Samantha-Ellen Bound
TİMAŞ

“Yedi Diyar Geçidi uçsuz bucaksız, gelişigüzel bir muhteşemliğe sahip, sihirli bir binaydı. Aynı anda hem daha iyi günler görmüş görkemli bir malikâneye, hem harap olmuş geniş bir kulübeye, hem de samimi bir çiftlik evine benziyordu.”

Celeste, şimdiye kadarki en kötü yazını geçirir. Çünkü ebeveynleri bir yolculuğa çıkarken can sıkıcı küçük kız kardeşi Esme’yi Celeste’ye emanet eder. Yılın en sıcak gününde, büyükannesinin sıkıcı evinin verandasında dondurma yerken tüm yazını değiştirecek beklenmedik bir olay gerçekleşir: Kuzenleri Ferdinand gökyüzünden yere düşer.

Celeste, çılgın kuzeninin uçan otobüsüne binip Yedi Diyar Geçidi’ne yolculuk etmekten başka bir şansı olmadığını fark ettiğinde sonsuz ihtimallerle dolu bir macera başlar. Yedi Diyar Geçidi, Dünya’dan erişilemeyen boyutlara açılan geçitlerin olduğu; devler, büyücüler, periler, denizkızları gibi fantastik yaratıklarla dolu bir evren. Ancak Celeste, bir geçidin arkasında karanlık işlerin döndüğünü öğrendiğinde evrenin ve kuzeninin tehlikede olduğunu anlar. Kuzenini, evlerini ve hatta tüm diğer boyutları kurtarmak için Celeste’nin cesaretini toplayıp kendini keşfetmesi gerek.

Hayta
Anıl Basılı
TİMAŞ

Çocukluğundan beri Hayta olarak nitelendirilen ve neredeyse kendi ismini unutan birçocuğun kendini bulma hikâyesi…

Çatefayton Sokağı’nda yaşayan ve büyüme çağında toplumun çeşitli söylemlerine maruz kalan bir çocuk...

Onların koyduğu sınırların içinde hayatına devam ederken bir gün, bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder. Lise için yatılı bir okula başladığında kendi dönüşümü için de bir adım atmış olur.
Kartpostal dükkânı olan yazar Kalbiçiçek ile tanışması ise hayatının dönüm noktasıdır. Kendini keşfetme yolculuğunun sonunda Hayta, acaba tercihini hangi isimden yana kullanacak? Çevresinin ona yakıştırdığı gibi Hayta olarak mı kalacak? Yoksa kendisinin bile unuttuğu isimle mi yaşayacak?

Günümüz Türkçesiyle Evliya Çelebi Seyahatnamesi/ Bosna-Hersek-Hırvatistan-Karadağ-Macaristan-Sırbistan-Slovakya
Evliya Çelebi
YEDİTEPE YAYINEVİ

Evliya Çelebi, Seyahatnâmesi’nin 6. cildinin büyük bölümünü Macaristan’a ayırır. Dolayısıyla bu büyük coğrafyaya ait verdiği bilgiler Macarlar açısından oldukça önemlidir. Bugün pek çoğu tarihe karışmış köyler, kasabalar ve şehirler hakkında tek kaynak sayılabilir. Bu arada Bahadır Giray Han ordusuyla İsveç, Danimarka ve Hollanda vilayetlerine yapılan seferlere katılmıştır. Akrabası olan Sadrazam Melek Ahmed Paşa’ya dair de geniş bilgiler verir, Sultan I. Ahmed’in kızı Fatma Sultan ile evliliğini ve Paşa’nın ölümünü anlatır.

Evliya Çelebi; bu ciltte hem Macaristan’ı hem de Bosna şehirlerini gezmiş, Adriyatik kıyılarına kadar inmiştir. Bu ciltte gezdiği yerler: Erdel, İskenderiye, Podgoriçe, İştib, Lofça, Vidin, Sirem, Ösek, Peçuy, Budin, Üstürgon [Estergon], Ciğerdelen, Hollanda, Macaristan, Öziçe, Taşlıca, Foça, Dobra-Venedik, Nova, Mostar, Sigetvar, Zağreb, Kanije’dir. Bu seyahat boyunca gezip gördüğü yerlere ait önemli bilgiler vermiş, katıldığı savaşların heyecanını, yenilgilerin acısını ve galibiyetlerin sevincini yaşamıştır. Bizzat katıldığı savaşlara ait anlattığı hikâyeler ve tanık olduğu özel durumlar tarihe ışık tutacak belgesel niteliğindedir.

Dedemin Kurabiyeleri
Emine Arlı
TİMAŞ

Samir kurabiyeden zaman dilimleriyle hareket ediyordu. Fırından gelen kokulara göre uyanıyor, bu kokulara göre okula gidiyor ve okuldan dönüyordu. Bir süre sonra kurabiye kokuları değişmeye, Samir’in hayatı da farklılaşmaya başladı.
Çözemediği bir şeyler oluyordu. Dedesinin yaptığı kurabiyelerin görüntüsü ve tadı nasıl bu kadar değişebilirdi ki? Samir dedesinin hastalığıyla yüzleşirken sevginin iyileştirici gücüyle ve kalbin hafızasıyla tanışacak! Diğer yandan arkadaşı Menesse ile kurabiye tarifinin peşine düşecek.

Ardıç Kuşunun Şarkısı
Mustafa Orakçı
TİMAŞ

Hiç ötmeyen gizemli bir kuş…
Solmaması gereken rengârenk sardunyalar…

Bir türlü yeşermeyen sır dolu tohumlar…

Birbirine düşman aşağı ve yukarı mahalleliler… Düşmanlığın ortasında kalbi sevgi dolu bir gazozcu amca… Ve kasabaya yeni taşınan Can, tüm sırları çözmek için bisikletine atladı bile! Eşlik etmeye hazır mısın?

Mona Lisa Senfonisi
Kayahan Demir
TİMAŞ

Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede işlenen bir cinayetin temeli nasıl Mimar Sinan ve Leonardo da Vinci’ye dayanabilir?

Leonardo da Vinci, Vincent van Gogh, Frida Kahlo, Mona Lisa, İnci Küpeli Kız… Bu isimlerin hepsi konser için Yerebatan Sarnıcı’ndadır. Ancak konser, bir elektrik kesintisi ile bölünür ve ortam yeniden aydınlandığında bir cinayet işlendiği fark edilir. Bu kadar kısa bir süre içinde bu cinayeti kim, neden işlemiş olabilir?

Mona Lisa Senfonisi, ustalıkla işlenmiş kurgusunun yanında, Türk tarihinin bilinmeyenleri hakkında da bilgiler içeriyor. Kitap, Yerebatan Sarnıcı’ndan başlayıp, İstanbul’un önemli noktalarından geçerek Edirne’deki Selimiye Camii’ne kadar uzanıyor. Bu hikâyede Mimar Sinan’ı ve Leonardo da Vinci’yi daha yakından tanıyacak, saklanması gereken gizli defterin içindekileri öğrenecek ve Harry Potter hayranı olan beklenmedik bir kurtarıcıyla şaşkınlığa uğrayacaksınız.

Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme
Brianna Wiest
PEGASUS YAYINLARI

Farklı düşünmeyi öğrenerek hayatınızı yeniden inşa edebilirsiniz.

Hayatınızla ilgili ne yapacağınızı bilmiyor musunuz?
Korku ve şüphe peşinizi bırakmıyor mu?
Karar vermekte zorlanıyor musunuz?
Hayalleriniz gerçekleşmemiş olarak öylece bekliyor mu?

Mutlu bir yaşama varan yol nadiren pürüzsüzdür. Fakat karşılaştığınız zorluklar, düşünme şeklinizi değiştirmek ve kendinizi geliştirmek için birer fırsattır.

Brianna Wiest’in Düşünme Şeklinizi Değiştirecek 101 Deneme kitabıyla zararlı düşünce kalıplarını yıkabilir, farkındalığınızı artırabilirsiniz. Yazar, insan doğasına dair üstün bilgisi ve psikolojik duyarlılığıyla size duymak istemediğiniz fakat duymaya ihtiyaç duyduğunuz, aslında zaten bildiğiniz ama bastırdığınız şeyleri tek tek açıklıyor. İlişkilerle mücadele, hayata bakış açısı ya da sevdiklerinizle iletişim kurma hakkında aradığınız cevaplar bu kitapta. Kendinizi bulma, yeni başlangıçlara ve mutluluğa ulaşma yolunda bu kitap sizin için çok değerli bir yol arkadaşı olacak.

Kim ne dedi?
“Wiest metinlerinde mutluluk araştırmalarından elde edilen bulguları, günlük hayatta uygulanabilir –gerçekten!– basit ipuçlarıyla bir araya getirmiş ve bunu büyük bir incelikle yapmış.”
Zeit Wissen

“Psikoloji ile felsefe alanlarındaki yeni ve eski görüşleri hevesle, akıcı bir şekilde özetleyen ve her şeyden önemlisi, geleceği şekillendirmenize yardımcı olacak dâhiyane bir kitap.”
Sein

“Yenilikçi ve zekice yazılmış bir kitap.”
Wlodarek

“Bu kitabı karşılaştığım herkese önerebilirim.”
Niederbayern TV

Atabetü’l Hakayık
Edib Ahmed Bin Mahmud Yükneki
KAPI YAYINLARI

‘İnsan için bilgi, kemik için ilik gibidir. İnsanın güzelliği akıl, kemiğinki ise iliktir. Bilgisiz kişi iliksiz kemik gibi boştur; iliksiz kemiğe el uzatılmaz.

Kişi bilgi öğrendi, tanınır oldu. Bilgisiz kişi hayatta iken yitik sayılır. Bilgili kişi öldüğünde adı ölmez oysa bilgisiz kişi yaşarken adı ölüdür.

Bilginin mukayesesini yapan kişi, bir bilgiliye bin bilgisizi denk tuttu. Şimdi anlayarak, sınayarak etrafı gözle, bilgiden başka faydalı ne var?

Bilgi ile âlim yükseldi, bilgisizlik kişiyi aşağı çökertti. Bilgi öğren usanma, hak resulünün “Bilgi nerde ise siz arayın.” dediğini bil!’

Bilmenin ve bilginin her yönden yücetildiği bir çağda, Atabetü’l Hakâyık sadece meselenin geçmişini değil, ölmez bir dil klasiği olarak da geleceğinin ışığını çiziyor.

Günümüz Türkçesi ve eksiksiz tam metin her ilgiden okuru kendisine çağırıyor.

Bakara Suresi Sohbetleri – 2
Nouman Ali Khan
TİMAŞ

Nouman Ali Khan, dünyanın pek çok ülkesinde özellikle gençler tarafından yoğun bir şekilde yakından takip edilen bir davetçi. Bayyinah.tv kanalından yayınlanan videoları her yıl milyonlara ulaşıyor. Hedefi Kur’an’ın anlaşılması ve hayata aktarılmasında bir köprü vazifesi görmek. Bunun için yaptığı Kur’an çalışmaları, Kur’an dilinin kolaylıkla anlaşılması için geliştirdiği metot dünya çapında yankı buluyor. Her şeyden önemlisi Kur’an’ın mesajının dünyanın dört bir köşesine ulaşması için çalışıyor.

Nouman Ali Khan ile Bakara Suresi Tefsiri-2, surenin 30-48.ayetlerinde anlatılan Âdem kıssası ve İsrailoğulları’nı akıcı bir üslup, ikna edici bir içerik ve derinlikli düşünme metoduyla okurlarına sunuyor… Çünkü Kur’an derin düşünmeyi talep eder.

Yaşam Dedektifi Derya
Murat Moroğlu
TİMAŞ

Her çocuk gibi Derya'nın da aklında hayata dair onlarca soru vardı.

Umut etmek, özgür olmak ve doğru tercihler yapabilmek ne demekti?

Kahramanımız bu zor sorulara yanıt bulmak için çokça kitap okudu, çevresini gözlemledi ve daha da önemlisi merakını hiç yitirmedi.

Derya yeni keşiflere çıkmanın heyecanıyla dopdolu. Onunla birlikte bir öğrenme yolculuğuna çıkmaya hazır mısın?

Yaşam Dedektifi Derya, çocuklar için ilk felsefe okuması deneyimini sağlamanın yanında, eleştiriler düşünme becerilerini ve analiz kabiliyetlerini destekleyecek, soru sorma, sorgulama ve merak etme becerilerini artırıp çocukların duygusal, iletişimsel ve bilişsel becerilerinin gelişmesine katkı sağlayacak.

Denizler Arslanı
Mehmet Akbulut
TİMAŞ

Küçük bir adadan dünyaya açılan büyük hayaller… Midilli’nin tepelerinden engin denizleri seyreden bir genç… Korsan gemilerine karşı kıran kırana bir mücadele…

Frenklerin korkulu rüyası Barbaros, düşmanlar tarafından pusuya düşürülerek zindana atılan abisi Oruç Reis’i kurtarmak için ölümü bile göze aldığında, nefes kesen bir maceranın da ortasında bulur kendini…
Büyük bir donanma toplayarak Barbaros’u denizin dibine gömmek isteyen Andrea Doria, bu amacına ulaşabilecek mi? Haçlılarla Barbaros arasındaki amansız savaşın galibi kim olacak?

Denize tutkun genç ve cesur bir adamın serüvenlerle dolu hikâyesi…

Şu Muhteşem Türkler
Nurlan Nazlı Kaya
TİMAŞ

Yine bilgi ve eğlence dolu bir kitapla birlikteyiz. Bu kitapta Türk tarihinin en önemli olaylarını, en önemli isimlerini, en önemli sanatçılarını, en önemli sanat eserlerini hep birlikte görüp öğreneceğiz. Unutmayalım, sadece geçmişini iyi bilenler geleceğe yön verebilirler. O yüzden tarihimizi; tüm zaferlerimiz, yenilgilerimiz, iyi ve kötü yönlerimizle öğrenmeliyiz.

Çok Ayakta Duruyoruz
Ali Sali
BÜYÜYENAY


“İnsan bulunduğu çevre, içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık. Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü, hatta tahayyül istidadı payını alıyor. Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum. İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor.

Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın. Hani “insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir” dense yeridir! Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum. İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok. Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum…

Türkçe içine doğduk. Meramımızı Türkçe izah ediyoruz. Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz. Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz. Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz, Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz. Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı, tıkız ve kısırlaştırıcı, üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde. Mesele Türkçe olunca dedik, çünkü Türkçe ne yazık ki 70-80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor. Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü. 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler, hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular. Ayrışma dediğim bu…”

Duygu Günlüğüm
Oya Doğan
TİMAŞ

Çocuklar için stresle baş etmede el kitabı niteliğinde hazırlanmış, kurgu ve kurgu dışının iç içe bulunduğu, içeriğinde bulunan mindfulness teknikleriyle stresi tanıma, anlama ve kontrolünü sağlamaya yönelik bir kitap. Bu kitap, özellikle ebeveynlere, profesyonellere ekstra duygusal kaynağa ihtiyaç duyan çocuklara yardımcı olurken rahatlıkla kullanabilecekleri araçlar sunmaktadır.

Çocuklar için terapi kitaplarını içeren serinin ilkinde Mira adındaki karakterimiz günlüğüne strese yönelik farkındalıklarını ve stresle baş etmede kullandığı etkinlikleri yazıyor. Bununla birlikte okurlar da bu etkinliklere dahil olarak kendi süreçlerini yönetebilir hâle geliyorlar. Duygu Günlüğüm serisi defalarca okunabilecek kitaplardan oluşuyor. Bu serinin ilk kitabı olan Mira Stres Kulübesinden Ayrılıyor ise serinin diğer kitapları gibi sadece çocuklar için değil, her yaş için başucu kitabı niteliğinde.

Geleceği Kurtaran Makine
Ali El-Kasım
TİMAŞ

Ahmet, küçük laboratuvarına girdi. Uzun zamandır aklını kurcalayan bir konuyu düşünüyordu: zaman makinesi! Evet, bir çoğumuz geleceğe yolculuk yapabileceğimiz bir zaman makinesine sahip olmak isteriz. Böylece yüz sene sonra hayatta neler olacağını görmeyi hayal ederiz.

Sonunda Ahmet geleceğe yolculuk yaptı… Ancak gördükleri karşısında şaşkına döndü. Doğa ve çevre kirlilik içerisindeydi.
Zaman kaybetmeden dünyayı eski haline döndürmeli, bir şeyler yapmalıydı, dünyayı kurtarmanın yolu ne olabilirdi?