Alıntı

İslam aleminin yetiştirdiği nadir hadis alimlerinden biri: M. Tayyib Okiç

Veli Ertan, Tohum dergisinin Haziran-Temmuz 1977 tarihli 103. sayısında ''Prof. M. Tayyib Okiç’i Anarken'' başlıklı bir yazı kaleme almış. O yazıyı önemine binaen alıntılıyoruz.

PROF. M. TAYYİB OKİÇ’İ ANARKEN

Bugüne kadar hayatımız boyunca aramızda yaşamış, omuz omuza çalışmış, iyi yönleriyle üzerimizde derin müsbet tesirler bırakarak Allah'ın rahmetine kavuşmuş bir çok ilim ve din âlimlerimiz vardır. Aradan yıllar geçer, hatıraları daima hafızalarımızda canlılığını muhafaza eder.

İşte onlardan biri, Allah'ın sevgili kulu, Hadis ve Usul-i Hadis hocası Prof. M. Tayyib Okiç'dir.

Tayyib Okiç, İslam âleminin nadir yetiştirdiği Hadis âlimlerinden biridir. Hadis sahasında tanınmış, ilmiyle amil, fazlıyla kâmil, üstün bir ahlaka sahib bir zattı. Öğrencilerinin ve çevresinin muhabbetini kazanmış, onların teveccühlerine mazhar olmuştu. İkinci vatan olarak telakki ettiği memleketimizde uzun müddet ikamet etmiş, ilim irfan hayatımıza geniş mikyasta katkıda bulunmuş İslam dünyasının mümtaz simalarından biridir. Doğunun ilmine ve İslam dinine sadıktı, müntesibi bulunmakla iftihar ettiği İslam dininden hiç bir surette ta'viz vermemiş, yersiz ve manasız sözlere iltifat etmemiştir. Doğunun ilmi kadar Batının da ilmine vakıftı. Mudakkık ve müteşebbisti. Aramayı ve araştırmayı benimsemişti. Bu hususta Hadis sahasında yaptığı tetkikleri kayda şayan bir delil mesabesindedir.

Türkiye’yi ikinci vatan ittihaz etti

Sahasında bir otorite olan Prof. Muhammed Tayyib Okiç, 1902 yılında Kuzey Bosna'nın Tunca Sancağına bağlı Gracanist kasabasında doğmuştur. Ulemadan Şeyhu'l İslam muavini Muhammed Tevfik Efendi’nin oğludur.

İlk ve Rüşdiye tahsilini Saraybosna'da yapmış ve sonra bir ilahiyat koleji sayılan Okruzna Medresa’dan diploma almıştır. Bundan sonra İslam Hukuku ve İlahiyat Mektebinde tahsiline devam etmiş, böylece şer'i hakimlik yapma hakkını kazanmış, daha sonra Zagreb Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Latin Dili ve Edebiyatı kürsüsünü ikmal etmiş ve gene Zagreb Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam ettiği bir sırada Belgrad Hukuk Fakültesi’ne naklolunmuş ve buradan diploma almıştır.

Müteakip yıllarda Paris'te ve bilhassa Sorbon Edebiyat Fakültesi lisans diplomasını almıştır. Bu meyanda Arap Dili ve gene Fars Dili ve Edebiyatı diplomalarını da haiz bulunmaktadır.

Batı'da birkaç diplomaya sahib olan üstad, Tunus'da Ez-Zeytuniyye Üniversitesinde, Arap Dili ve Edebiyatı Yüksek Okulunda ihtisasını yapmıştır. Böylece uzun bir tahsilden sonra Saraybosna’da hocalık yapan üstad, Üsküp'te Kral Birinci Aleksandr Büyük Medresesi’nde yedi yıl kadar Tefsir ve Hadis okutmuştur. Daha sonra vazifesini Saray Bosna'ya nakletmiştir. Bir müddet de Türkiye'nin Belgrad Sefaretinde tercümanlık yapmıştır.

1945 yılında ikinci vatan ittihaz ettiği Türkiye'ye gelmiş, İstanbul’da Başbakanlık Arşiv ve Kütüphanesi’nde çalışmıştır.

1949 tarihinde Ankara'da açılan İlahiyat Fakültesine Hadis Profesörü olmuş, bir müddet sonra da uhdesinde Tefsir dersi vermiştir.

1964 yılından 1971 yılına kadar Konya Yüksek İslam Enstitüsü’nde Hadis dersini, 1974’ten itibaren vefatına kadar Erzurum İslami İlimler Fakültesi’nde Tefsir ve Hadis derslerini tedris etmiştir.

Herkese iyilik yapmayı severdi

Vefat tarihinden biraz önce yazmış olduğu mektubuna cevap vermeyi düşündüğüm bir sırada ani ölüm haberi ile karşılaşınca duyduğum üzüntü çok derin olmuştur. Merhum hoş sohbet bir insandı. Latifeyi severdi, arkadaşlığı samimi idi. Herkese iyilik yapmayı severdi. Şefkatli idi. Merhameti üstündü. Ana dilinden başka Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini hakkiyle bilir, konuşur ve yazardı. Bu dillere dair muhtelif dergilerde yazılan çıkmıştır. Hocamız ayrıca bu dillerden başka diğer dillere de aşina idi.

Eserleri arasında bilhassa “Bazı Hadis Meseleleri Üzerinde Tetkikler” ismini taşıyan eseri takdire şayandı. Bundan başka risale halinde olanlardan bazıları şunlardı: Kur'an-ı Kerimin Uslub ve Kıraati, Bir Tenkidin Tenkidi, Sarı Saltuk’a Aid Bir Fetva, İslamiyet’te İlk Nüfus sayımı, Ahidlerin Yerine Getirilmesi, Gazi Hüsrev Bey, Hadım Atik Ali Paşa.

Gene bundan başka İslam ve Türk Ansiklopelerine yazmış olduğu bir çok maddeler tetkike değer birer risale mahiyetindedir. İlahiyat Fakültesi, Yeni Ümid, Hak Ses ve Diyanet İşleri Dergilerinde muhtelif dini konularda makaleleri intişar etmiştir. Böylece yazılariyle de öğrencilerine faydalı olmaya çalışmıştır.

Allah ruhunu şad etsin. (Amin.)

Veli Ertan